VEY ANNE DEHŞETİ

VEY ANNE DEHŞETİ

Genellikle bu tür olaylarla çok karşılaşıyoruz. Bunlardan biriside daha geçen haftalarda ortaya çıktı. Peki bu gördüklerimiz ortaya çıkarılanlar, daha bunlar gibi bizim haberimiz olmayan niceleri aramızda yer almaktadır malesef. Kayseri de yaşanan bu olay insanlık dışı cani bir kadının küçücük iki çocuğa yaptığı işkence gündeme gelmişti. Hayvan görünümlü bu mahlükat dicem ama hayvanlar bile daha  [ Okumaya Devam ]

VATAN NAMUS

VATAN NAMUS

Canım şerefim namusum bildim seni. Ana Yurdum son durağım, huzurum bildim. Kevser inde susuzluğumu dindirecek, anamın dizine başımı koyup huzur bulduğum, gibi benim huzurum , susuzluğumun ocağı canım vatanım. Anamdan doğduğum andan ilk seninle tanıştım. Ey güzel toprağım, seninle sarıldım, seninle belendim kundaklara. İlk sana aşık oldum, rengine,toprağına, Allı, morlu,sarı rengi başak yarim,kara toprağım her  [ Okumaya Devam ]

Edebiyat

Edebiyat

Edebiyat sahasının en yaygın türlerinden biridir. Bu türde verilen eserlerin çok değişik sahalarda oluşu, ona belli bir sınır çizme imkânını zorlaştırır. Anıların önde gelen özelliği, yazarının hayatının belli bir kesitini alması ve çok sonra yazıya dökülmesidir.İçlerinde anı türünün özelliği bulunabilecek seyahatname, sefaretname, muhtıra, tezkire, menkabe, günlük, otobiyografi ve tarih türleri ile anı türünü karıştırmamak gerekir.  [ Okumaya Devam ]

Gezi Türünün Gelişimi

Gezi Türünün Gelişimi

Gezi türünün uzun bir geçmişi vardır. Bu günkü tanımına ve niteliğine tam uymasa da çok eski çağlarda gezi türünden sayılabilecek örneklerin bulunduğu bilinmektedir. Eski Yunanistan’dan başlayarak günümüze kadar çeşitli ülkelerden birçok gezgin, elçi, şair ve yazar gezip gördükleri yerleri anlatan eserler meydana getirmişlerdir. Bir kimsenin kendi hayatını, yaşadığı devrede şahidi olduğu ya da duyduğu olayları  [ Okumaya Devam ]

Beyit

Beyit

Şair bu beyitte gözümüz sadarette değil, harabattadır demektedir. Biz aşka kul oluruz, ona diz çökeriz. “Sadr” ile “pây” (baş ve ayak) arasında “Tezat” sanatı vardır. Biz kimseyi incitmeyi sevmeyiz ama kadehi kıran zahidin gönlünü de kırarız. Sert yaptırımları olan zühdi inanışa karşı, şair aşkı savunuyor. Hiç kimseyi incitmeyen bir kişi de olsa, aşkı küçümsediği zaman  [ Okumaya Devam ]

Bent

Bent

Bizi şarapla sarhoş olmuş sanmayın. Biz elest sarhoşuyuz. Meyhaneye devam edenlerdeniz. Tasavvufun eylemli yönü, dergâhlarda gerçekleşir. Kendisi mutasavvıf bir şair olan Bağdatlı Ruhi de “harabat, meyhane” kelimelerini bu anlamda kullanmaktadır. Şair biz içki sarhoşu değil, bezm-i eletsin (aşk) sarhoşuyuz demektedir. Şair bu hanede hep “biz” sözünü kullanacaktır ki, tasavvuf ustaları (uzman) anlamındadır. İffetsiz olanlar, bizi  [ Okumaya Devam ]

Musammatlarda Bendler

Musammatlarda Bendler

Musammatlarda genellikle ilk bend kendi içinde, diğer bendlerin son ya da son iki mısra dışında kalan mısraları yine kendi içinde, son ya da son iki mısra ise ilk bendle kafiyelidir. Ancak, az sayıda da olsa bu genellemeden farklı kafiye düzenleriyle yazılmış musammatlara da rastlanmaktadır. Bazı musammatlarda ilk bendin son ya da son iki mısraı her  [ Okumaya Devam ]

Musammatlar

Musammatlar

Cinaslar 1 ve 2.mısralardaki “pervânedür” ile “pervâ nedür” ve 3 ve 4. mısralardaki “yanadur” ile “ya nedür” arasında yapılmıştır. Bu nazım biçimlerinin ortak özellikleri birden fazla bendden meydana gelmeleri ve bütün bendlerinin aynı vezinle yazılmış olmasıdır. Terkîb-i bend ve tercî’-i bend dışındaki musammatlar bendlerindeki mısra sayısının değişkenliği dışında benzer özelliklere sahiptir. Bu nazım biçimlerinin bir  [ Okumaya Devam ]

Tuyuğ Edebiyatı

Tuyuğ Edebiyatı

Tuyuğ daha çok Çağatay ve Azerî edebiyatlarında görülür. Anadolu’da ilk tuyuğ örneklerini Kadı Burhaneddin (öl. 1399) ve Seyyid Nesimî (öl. 1404)’de görüyoruz. Kadı Burhaneddin’in Divan’ında 100’den, Hurûfî bir şair olan Nesimî’nin Divan’ında da 350’den fazla tuyuğ vardır. Kadı Burhaneddin tuyuğlarında dikkati çekecek kadar çok cinaslı kafiye kullanmıştır. Bu iki şair Azerî edebiyatının Anadolu’da yetişmiş iki  [ Okumaya Devam ]

Bireyin iç dünyası

Bireyin iç dünyası

Bireyin iç dünyasını esas alan yazarlar insan gerçekliğini farklı bir bakışla anlatmak, modern hayatın insan üzerindeki etkilerini tespit etmek için psikoloji, psikoanalitik (psikoanaliz) gibi bilimlerden ve dolayısıyla Freud’un görüşlerinden faydalanmışlardır. Yazarlar, bireyin iç dünyasını anlatmak için, düş analizi (bireyin gördüğü rüyayı içerik olarak çözümlemek) ve bilinç akışı (insanın zihninden geçirdiklerini, çağrışımları, sınır koymadan, doğrudan peş  [ Okumaya Devam ]